Selgin GB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Selgin GB etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2013 Salı

PERSEPOLİS/MARJANE SATRAPİ


Gönderen: Selgin GB



Bu kitabı okurken yazılmakta olan benzer bir hikâyenin adsız kahramanlarından biri olarak hissetmiştim. Bundan altı, yedi sene ve belki de daha önceydi. Hafta sonunda Remzi Kitabevi'nde girişteki masanın üzerinde yığılı görünce hatırladım. Şimdilerde yeniden bir okumak lazım diye düşündüğümden tuvalet kitaplığıma girdim ve okunmuşların arasından binbir zahmetle tekrar buldum.

Kitapta İran asıllı bir Fransa vatandaşı olan Marjane Strape kendi çizimleriyle otobiyografik olarak İran'da geçen çocukluğunu, İslam devrimi sırasında ve sonrasındaki ilk gençlik yıllarını ve İran dışına çıktıktan sonraki günlerini kendine has bir üslupla anlatır.

Daha fazla anlatmak niyetinde değilim. Her okuyanın belleğinde ayrı bir yer edineceğine inandığım kitaplardandır.

Bir de filmi yapılmıştı. Sizin için trailer'ı da koyayım buraya...






İyi okumalar...


Persepolis/Marjane Satrapi
Minima/2008, 3. bası/352 sayfa
Çeviren: Şule Çiltaş
Çizgi roman

 


12 Ağustos 2013 Pazartesi

AŞK VE KARANLIK/AMOS OZ


Gönderen: Selgin GB





Bugün Kitaplık Kurdu ile en sevdiğim, bir daha okumayı mutlaka istediğim kitaplardan birini paylaşmak istiyorum.

Oldum olası bize anlatılanların gerçekleri yansıtmadığını düşünmüşümdür. Bu dünyanın neresinde olursa olsun çok değişmiyor galiba. 2006 yılında Orhan Pamuk'la birlikte Amos Oz da Nobel adayları arsında yer alıyordu. Diğer isimler kimlerdi hatırlamıyorum ama Amos Oz hakkında okuduğum bölük pörçük şeyler özellikle de yaşamı ile ilgili olanlar ilgimi çektiği için bu kitabı okumam gerektiğini düşünmüştüm.

Kitabın kapağında "Roman" yazıyor olması sizi yanıltmasın, bu bir anı-biyografi kitabı. Amos Oz, çocukluğunun hatırlayabildiği günlerinden başlayarak yaşamını anlatıyor. Amos Oz, Doğu Avrupa'dan İsrail'e göç eden bir ailenin çocuğu. Babası Litvanya'dayken "Yahudiler, Filistin'e gidin" ve Filistin'e gittikten sonra da "Yahudiler, Filistin'den çıkın" söylemini fazlasıyla yaşamış biri.

Amos Oz'un anne ve babası tipik Doğu Avrupalı Yahudiler'in birer örneği olarak birçok dilde okuyup yazabiliyorlarmış. Kronik depresif annesi, Amos Oz 12 yaşındayken intihar edince belki de Amos Oz'u asıl şekillendiren Kibutz hayatı başlamış.

Okur kitabın sayfalarında aslında bize İsrail - Filistin hakkında anlatılanların birçoğunun doğru olmadığı ya da çarpıtıldığını kuvvetle hissederken bir çocuğun da büyüyüşüne tanıklık ediyor.

Amos Oz'u en azından bu kitabı ile okumak ve tanımak gerekir diye düşünüyorum. Meraklısına bir de link vereyim, The Paris Review'daki röportajına da buradan ulaşabilirsiniz:



Aşk ve Karanlık/Amos Oz
Doğan Kitap/2006, 1. bası/648 sayfa
Çeviren: Gülden Şen
Otobiyografik roman 


5 Ağustos 2013 Pazartesi

DELİ KADIN HİKAYELERİ/MİNE SÖĞÜT



Gönderen: Selgin GB






 Deli kimdir? Delirmek anormalleşmek midir yoksa belki de kişinin kendi normalini bulması demek midir? Ya deli denilen kişilere göre deli olmadığını zannedenler asıl delilerse ne olacak?

Bu öykülerin temelinde deliren, çıldıran, esas olarak kendini yok etmeye ahdetmiş yirmibir kadın var. Zaman zaman bu kadınların birinin diğerinin annesi, onun bir başkasının anneannesi ve belki onun da başka birinin torunu olduğu hissine kapılıyorsunuz ki bu psikiyatrik açıdan oldukça anlamlı çünkü psikiyatrik hastalıklarda genelde “aile yükü” denilen bir kavram söz konusudur.

Bu yirmi bir kadında en dikkat çeken yanlardan biri amansız şekilde yalnız olmaları, bir diğeri de hepsinin ölümün kıyısında, yaşamın ucunda gezinmeleri. Bazıları ise çoktan tercihlerini yapmışlar bile.

Bu öykülerde en koyusundan kasvet sizi bekliyor olacak. Kasvetin yanında bir miktar da hüzün var. Hüzünle kasvet karışınca sanki cinneti çağırıyorlar ve cinnet de ölüme giden yolun taşlarını kanla yıkıyor. Yaşamda kaybetmeye mahkum, kadınlıkları üzerlerine bir lanet gibi yapışmış kadınlar sırtlarında ince tülden yapılma yalnızlık kanatlarıyla yanlarında ruhdaşları kediler, yılanlar ve kelebeklerle bu yolda yürüyorlar.

Daha önce Mine Söğüt okumadıysanız, bu iyi bir başlangıç olabilir. Okuduysanız da özlem gidermek için birebir.



Deli Kadın Hikayeleri/Mine Söğüt
YKY/2012, 4. bası/176 sayfa
Öykü

 

31 Temmuz 2013 Çarşamba

DENEY/MARIO GIORDANO


Gönderen: Selgin GB




Hikâye 1972 yılında Stanford Üniversitesi’nde hapishanenin insan psikolojisi üzerine etkileri araştırılmak üzere yapılan Zimbardo deneyinden esinlenerek kurgulanmış. Anlatılanlar aslında iktidar ve gücün nelere muktedir olduğunu, gücün kişilere nasıl bir dayanak sağlayabileceğini, mantıksızın nasıl mantıklı kabul edilebildiğini ve her şeyden önemlisi ezik insanların bir şekilde güç sahibi olduğunda bunu nasıl olumsuz şekilde kullanabildiğini, asıl bu yapıdaki insanların normal hayatta bu psikolojiye sahip olmayan, bir şekilde hayata tutunmayı başarmamışlardan diğerlerine kıyasla daha kolay ve daha fazla güç bağımlısı olabildiklerini gözler önüne seriyor.

Hızlı ama zor okunan bir kitap. Ola ki, önceden okuduysanız ( yada adaptasyon iki filminden birini gördüyseniz) bile iktidar-güç-itaat- karşı koyma dörtgeni çerçevesinde bir kere daha okumanızı tavsiye ederim.


Deney/Mario Giordano
Sel Yay./2012, 1. bası/296 sayfa
Çeviren: Regaip Minareci
Roman

HANGİ KİTABI ARAMIŞTINIZ?